İçindekiler
İngilizce bir randevu alabiliyor olabilirsiniz. Peki karşı taraf önerdiğiniz saatte müsait değilse, hızlı söylediği günü kaçırırsanız veya konuşmanın sonunda yanlış tarihi not ettiğinizi fark ederseniz? Günlük iletişimde güçlük çoğu zaman ilk cümlede değil, plan değiştiğinde ortaya çıkar. Ezberlenen bir diyaloğun dışına çıkmak, konuşmayı sürdürebilmek için başka beceriler gerektirir.
İngilizce konuşma pratiğini tek bir göreve bağlamak bu yüzden yararlıdır: Bir görüşmenin saatini değiştirin, anlamadığınız bilgiyi netleştirin ve yeni planı doğru teyit edin. Aşağıdaki çalışma, karşılıklı anlaşmaya odaklanır. Örneklerdeki isimler, tarihler ve randevular alıştırma içindir; gerçek kişi bilgisi kullanmanız gerekmez.
Önce konuşmanın sonucunu belirleyin
İngilizce konuşmaktan çekiniyorum, ne yapmalıyım?
Tanıdık bir durumda tek, kısa bir iletişim hedefi seçin: randevu saatini sormak veya bir planı değiştirmek gibi. Konuşmadan önce birkaç ana fikri hazırlayın; bütün diyaloğu ezberlemeye çalışmayın. İlk denemede duraksamak, çalışmanın işe yaramadığı anlamına gelmez.
Konuşmayı tamamladıktan sonra bir veya iki noktaya geri bildirim alın. Ardından kişi, tarih veya durum değiştirerek yeniden deneyin. Bu çalışma bir destek yöntemidir; herkesin çekingenliğini aynı sürede ortadan kaldırma garantisi değildir.
İngilizce konuşma becerimi nasıl geliştirebilirim?
Önce konuşmanın sonunda neyi başarmak istediğinizi belirleyin. Bir randevuyu değiştirmek, eksik bilgiyi sormak veya anladığınızı teyit etmek gibi amaçlı görevleri düzenli çalışın. Geri bildirimden sonra kişi, ayrıntı veya durum değiştirerek aynı görevi yeniden yapın.
Yalnız hazır cümleyi ezberlemek yerine soru sorma ve anlamadığınız noktayı açıklama da pratiğin parçası olsun. Speaking Club gibi çalışmalar ders içinde öğrenileni farklı konuşmalarda kullanmayı destekler; genel İngilizcedeki 56 saat bu programın 152 saatlik toplamına dâhildir.
“İngilizce konuşalım” demek sohbeti başlatır; ancak neyi çalışacağınızı belirsiz bırakır. Görüşmenin sonunda tamamlamış olacağınız işi tarif edin. Bu örnekte eski randevu perşembe saat üçtedir. Siz cuma öğleden sonra görüşmek istiyorsunuz. Karşı tarafın yalnızca iki alternatif saati vardır. Sonunda gün, saat ve görüşmenin çevrim içi olup olmadığı iki taraf için de açık olmalıdır.
Bu küçük bilgi farkı konuşmaya gerçek bir amaç verir. Karşınızdakinin hangi seçeneği sunacağını önceden bilmediğiniz için yalnızca hazır metni okuyamazsınız. British Council’ın A2 düzeyindeki rol oyunu etkinliği de farklı rol bilgileriyle konuşmayı, gerektiğinde tekrar istemeyi ve tur sonunda bilgileri karşılaştırmayı kullanır.
Karşılıklı konuşmayı hazırlayın
Bir çalışma arkadaşınızla veya eğitmeninizle iki rol seçin: görüşmenin saatini değiştirmek isteyen kişi ve yeni saat öneren organizatör. Her rolün bilgilerini ayrı hazırlayın. Karşı tarafın seçeneklerini önceden okumadan konuşmaya başlayın.
Sessiz bir ortam seçin ve kısa cümleler kullanın. Anlamadığınızda daha yavaş söylenmesini veya tekrar edilmesini isteyin. Birlikte çalışabileceğiniz biri yoksa kendi cümlelerinizi sesli söyleyerek hazırlanabilirsiniz; ardından karşılıklı çalışmada beklemediğiniz cevaplara nasıl karşılık verdiğinizi deneyin.
İlk çalışma: Görüşmeyi sürdür
Mevcut görüşmeniz perşembe saat üçte, çevrim içi. Görüşmeyi cuma öğleden sonraya almak istiyorsunuz. Organizatör rolündeki kişi iki farklı saat hazırlasın ve bunları konuşma sırasında sunsun. Görüşmenin sonunda yeni günü, saati ve görüşme biçimini teyit edin.
Bu çalışma bir seviye testi değildir. İlk tur kolay gelirse organizatör ilk tercihinizi reddetsin. Zor gelirse aynı görevi daha kısa cümlelerle yapın. Hangi aşamada desteğe ihtiyaç duyduğunuzu birlikte değerlendirin.
Diyalogda üç iş yapın: Değiştir, netleştir, teyit et
İlk örnekte bütün cümlelerin kusursuz olması gerekmez. İletişimi ilerleten şey, değişiklik isteğinizin açık olması ve sunulan bilgiyi doğru kontrol etmenizdir.
Learner: Hello, could we move our meeting to Friday afternoon?
Organiser: Friday is possible. Would two thirty work for you?
Learner: I’m sorry, did you say two thirty or three thirty?
Organiser: Two thirty. We could also meet at four.
Learner: Two thirty works. So we’re meeting online on Friday at two thirty, correct?
Organiser: Yes, that’s right.
Burada “move our meeting” görüşmeyi başka bir zamana almak için kullanılır. İkinci öğrenci cümlesi, yalnızca “anlamadım” demek yerine karıştırılan iki seçeneği ortaya koyar. Son cümle ise yeni günü, saati ve görüşme biçimini birlikte doğrular. Bu üç işlevi başka bağlamlara taşıyabilirsiniz: Bir etkinliğin başlangıç saatini sormak, teslim tarihini değiştirmek veya bir görüşmenin yerini netleştirmek.
Türkçedeki “üç gibi” ifadesini İngilizcede belirsiz biçimde kullanmamaya dikkat edin. Kesin bir randevu için saat gerekiyorsa onu söyleyin; yaklaşık zaman arıyorsanız bunun uygun olup olmadığını sorun. “Friday afternoon” bir zaman aralığıdır. “Friday at two thirty” ise konuşmanın sonunda kaydedilecek bilgidir.
Anlamadığınızda konuşmayı nasıl kurtarırsınız?
Tekrar istemek bilgi toplamanın bir parçasıdır. Bütün cümleyi tekrar ettirmek yerine bazen eksik parçayı sormak daha kullanışlıdır. Günü kaçırdıysanız “Which day did you suggest?” diyebilirsiniz. Saat konusunda emin değilseniz “Is that before or after lunch?” diye daraltabilirsiniz. Görüşme biçimi belirsizse “Will we meet online or in person?” sorusu çözüm getirir.
Her seferinde aynı kalıbı kullanmak yerine hangi bilginin eksik olduğunu söyleyin. Sonraki turda duyduğunuz bilgiyi kendi sözlerinizle tekrarlayıp onay isteyin. Böylece farklı durumlarda belirsizliği nasıl çözebileceğinizi çalışmış olursunuz.
İkinci çalışma: Belirsizliği fark et
Aynı randevu görevini yeniden yapın. Organizatör bu kez “öğleden sonra” gibi bir zaman aralığı söylesin ve kesin saati başlangıçta açıklamasın. Görüşmeyi tamamlamadan önce eksik bilgiyi sorup öğrenin.
Karşı taraf eksik bilgiyi siz sormadan tamamlarsa yeni bir turda netleştirme sorusunu kendiniz üretmeyi deneyin. Tur sonunda hangi bilgiyi açıklığa kavuşturduğunuzu birlikte kontrol edin.
Düzeltmeyi konuşma bittikten sonra alın
Sürekli kesilmek, dikkatinizi görevden cümle denetimine taşır. İlk turda anlamı ilerletin; değerlendirmeyi konuşmanın sonuna bırakın. En fazla üç somut noktaya odaklanın: anlamı değiştiren bir hata, daha doğal bir ifade ve işe yarayan bir iletişim tercihi.
Üçüncü çalışma: Geri bildirimi karşılaştır
Konuşmada kullandığınız bir cümleyi seçin. Çalışma arkadaşınız veya eğitmeninizle gerekirse bir düzeltme ve başka bir ifade üzerinde konuşun. Ardından aynı iletişim görevinde bu ifadeyi yeniden kullanın. Randevunun günü, saati ve görüşme biçimini birlikte kontrol edin.
Örneğin “Can we meet on Friday?” anlaşılır ve uygun bir sorudur. Daha resmî bir kalıp seçmeniz, ilk cümlenin yanlış olduğu anlamına gelmez. Hata, başka seçenek ve daha resmî ifade arasındaki farkı sorun.
Düzeltmeleri daha sonra yeniden kullanabilmek için hata defterini işlevsel tutma rehberindeki yaklaşımı izleyebilirsiniz: Uzun hata listesi yerine kendi cümleniz, uygun karşılığı ve yeni bir kullanım örneği.
İkinci diyaloğu ezberden çıkarmak
Şimdi hem gün hem görüşme biçimi değişsin. Önceki örneği aynen okumak yerine aynı iletişim işlerini yeni bilgilere uygulayın.
Learner: Could we change our appointment? I’m available on Wednesday morning.
Organiser: Wednesday at ten is available, but it would be in person.
Learner: I can meet online, but I can’t come in person. Is there an online option?
Organiser: Yes, Thursday at eleven.
Learner: Thursday at eleven works for me. Just to check, this will be an online meeting?
Organiser: Correct.
Bu örnekte ilk isteğiniz kabul edilmedi. Yine de konuşma sürdü; çünkü engeli belirttiniz, başka seçenek sordunuz ve son bilgiyi teyit ettiniz. Tur bittikten sonra kendinize üç soru sorun: Değişiklik isteğim anlaşıldı mı? Eksik veya uygun olmayan bilgiye soru yönelttim mi? Son planı doğru söyledim mi? Bunlar alıştırmanın sonucunu gösterir; resmî yeterlik değerlendirmesi değildir.
Çalışmanın sonunda neyi kontrol etmelisiniz?
Önceden belirlediğiniz iletişim işini tamamlayabildiniz mi? Yeni günü ve saati doğru anladınız mı? Aynı beceriyi farklı bilgilerle yeniden kullanabildiniz mi? Sonraki çalışmanızı bu sorulara verdiğiniz cevaplara göre planlayın.
Son turu ekrana bakmadan kendi cümlelerinizle yapın. Ardından anlaşmayı iki cümlelik bir mesajla özetleyin. Yazılı teyit için İngilizce e-posta yazma rehberinden yararlanabilirsiniz. Konuşmadan yazıya geçerken gün veya saat değişiyorsa, yeniden netleştirilmesi gereken bir bilgi vardır. Çalışmanın sonunda karşınızdaki kişiyle üzerinde anlaştığınız günü, saati ve görüşme biçimini açıkça ifade edebilmeniz hedeflenir.




