
Bir İngilizce kitabın ilk sayfasını açıyorsunuz. İki cümle sonra sözlüğe bakıyor, üçüncü cümlede başa dönüyorsunuz. Bir süre sonra hikâyeyi değil, bilinmeyen kelimelerin sayısını takip etmeye başlıyorsunuz. Bu deneyim, İngilizce okumaya hazır olmadığınızı göstermeyebilir. Seçtiğiniz kitabın dili, o gün yapmak istediğiniz okuma için fazla ağır olabilir.
İyi başlangıç kitabı, başkalarına etkileyici görünen kitap değildir. Okurken kimden veya neden söz edildiğini anlayabildiğiniz, sonraki sayfayı merak ettiğiniz kitaptır. Seçimi yalnız kapağındaki seviye etiketine bırakmadan, birkaç küçük denemeyle yapabilirsiniz.
Önce nasıl bir okuma yapmak istediğinizi seçin
Her okuma aynı amaçla yapılmaz. Bir paragraftaki dil yapılarını ayrıntılı incelemek istiyorsanız kısa ve zorlayıcı bir metin üzerinde durabilirsiniz. Keyif için okumak istiyorsanız olayları takip edebileceğiniz, sürekli durmanızı gerektirmeyen bir metin daha kullanışlıdır. Bir kitabı iki farklı amaçla kullanmak mümkün; fakat ilk okumada her sayfayı dil bilgisi alıştırmasına çevirmek zorunda değilsiniz.
Konu seçimini de ciddiye alın. Türkçede yemek, seyahat veya tasarım yazılarını severken İngilizcede yalnız klasik romanlara yönelmeniz gerekmiyor. British Council'ın okumaya başlama önerileri, ilgi alanlarına uygun metinleri ve uzun romanlardan önce kısa hikâyeleri değerlendirmeyi öneriyor. Bir kitabı satın almadan önce arka kapaktaki konunun sizde gerçekten merak uyandırıp uyandırmadığına bakın.
Graded reader ne demek, kimler için işe yarar?
“Graded reader”, dil öğrenenler için belirli bir dil düzeyine göre hazırlanmış okuma kitabıdır. Özgün hikâyeler, uyarlanmış eserler ve kurgu dışı metinler bulunabilir. Bu kitapları yalnız küçük çocuklara yönelik bir seçenek olarak düşünmeyin. Örneğin Oxford Bookworms serisi, genç ve yetişkin okurlar için farklı düzeylerde özgün ve uyarlanmış metinler sunuyor; kapaklarında CEFR düzeyi ve kelime sayısı bilgileri bulunuyor.
Kitap üzerinde A1, A2 veya B1 gibi bir ifade gördüğünüzde bunu başlangıç işareti olarak kullanın. Serinin kendi düzey açıklamasını da okuyun. “Level 2” yazısını tek başına bütün yayınevleri için aynı yeterlilik seviyesi saymayın; varsa CEFR karşılığını, örnek sayfayı ve kullanılan dili birlikte değerlendirin. Kitabın kısa olması da mutlaka kolay olduğu anlamına gelmez.
Seviye etiketinden sonra bir sayfa deneyin
Bir örnek sayfayı önce sözlük açmadan okuyun. Sonra metne bakmadan üç soruya cevap vermeyi deneyin: Kimden söz ediliyor? Ne oluyor? Sonraki bölümde neyi öğrenmek istiyorum? Bunlara kendi dilinizde kısa cevap verebilmeniz bile ilk seçim için yararlı bilgi sağlar.
Oxford'un okuma düzeyi açıklaması, dil bilgisi ve kelime bilgisiyle okuma akıcılığını birbirinden ayırıyor. Burada akıcılık, bir sayfayı rahat ilerleyerek ve kelimelerin çoğunu anlayarak okuyabilmeyi de içeriyor. Dolayısıyla genel seviyeniz ile bir kitabı rahat okumanız aynı soruya cevap vermeyebilir. Okuma ihtiyacınızı genel seviye hedefinizden ayrı tarif etmek için kurs öncesi hedef belirleme rehberini kullanabilirsiniz.
Örnek sayfada her cümleyi çözebilmek için birkaç kez başa dönüyorsanız daha kolay bir metni deneyin. Hiç zorlanmıyor ama konuyu merak ediyorsanız okumaya devam etmek için yeterli bir nedeniniz var. Her kitabın sizi aynı anda hem eğlendirmesi hem de sınaması gerekmez.

İki kitap arasında kaldığınızda küçük bir karşılaştırma yapın
Diyelim ki kısa bir yolculuk hikâyesi ile sevdiğiniz bir şehir hakkında gezi kitabı arasında kaldınız. İlkinde cümleler daha sade, ikincisinde konu size daha tanıdık olabilir. İki kitaptan benzer uzunlukta birer bölüm seçin. Birini yorgunken, ötekini dinlenmişken denemek yerine mümkün olduğunca benzer koşullarda okuyun; o günkü dikkatinizi kitabın zorluğuyla karıştırmayın.
Her denemeden sonra üç kısa not yeterlidir: “Ana düşünceyi anlatabildim mi?”, “Anlamı kaybettiğim için nerede durdum?” ve “Bir bölüm daha okumak istiyor muyum?” Örneğin yolculuk hikâyesinde olayları takip ediyor ama karakterleri merak etmiyorsanız dil uygun, konu zayıf kalmış olabilir. Gezi kitabında her paragrafta ana düşünce kayboluyorsa konu ilginç olsa da şimdilik daha kolay bir metin seçebilirsiniz. İkisini de rafta bırakmak zorunda değilsiniz; biri düzenli okumaya, diğeri kısa ve ayrıntılı çalışmaya ayrılabilir.
Yalnız bilinmeyen kelime sayısını karşılaştırmayın. Aynı teknik kelime bir sayfada beş kez geçebilir ve ilk açıklamadan sonra sorun olmaktan çıkabilir. Buna karşılık bildiğiniz sözcüklerle kurulmuş uzun bir cümlede kimin ne yaptığını çözemeyebilirsiniz. Asıl bakacağınız şey, metnin sizden ne kadar çözümleme istediği ve buna rağmen okumayı sürdürüp sürdüremediğinizdir.
Kısa bir örnekte sözlüğe ne zaman bakmalı?
Şu kısa örnekte önce ana olayı bulmayı deneyin:
“Maya arrived at the little bookshop before noon. The owner was arranging books near the window. Maya asked for a story about a journey. He showed her two books. She opened the shorter one and read the first page. Ten minutes later, she was still standing there, smiling.”
“Arranging” kelimesini bilmiyor olabilirsiniz. Yine de kişinin kitapçıda kitaplarla ilgilendiğini, Maya'nın bir kitap seçtiğini ve okumaktan hoşlandığını takip edebiliyorsanız kelimeyi işaretleyip devam edebilirsiniz. Bölüm sonunda anlamını kontrol etmek, ilk okumayı bölmeden bir şey öğrenmenizi sağlar.
Buna karşılık bilmediğiniz kelime, karakterin yaptığı temel eylemi veya bir kararın nedenini anlamanızı engelliyorsa bakmak yararlı olabilir. Kendinize “Bu kelimeyi bilmeden burada ne olduğunu takip edebiliyor muyum?” diye sorun. Amaç sözlüğü yasaklamak değil, açma nedeninizi seçmektir. Kelimeyi kaydetmek isterseniz yalnız çevirisini değil, kitaptaki kısa kullanımını da alın; bu notu daha sonra kendi cümlenizde yeniden kullanabilirsiniz.
Kitabın her sayfasını ödeve çevirmeyin
Bir bölümü bitirdiğinizde uzun özet hazırlamak yerine tek bir cümle yazabilirsiniz: “Bu bölümde ne değişti?” Bazen de hiçbir not almadan devam edin. Hikâyenin içine girmek, okuma tercihinin değerli bir parçasıdır.
Sesli sürümü olan bir kitap seçerseniz kısa bir bölümü okuyup sonra dinlemeyi deneyebilirsiniz. Ses kaydına yetişmek için gözünüz satırlar arasında koşuyorsa kaydı durdurun veya önce metni okuyun. Kitabın yanında alıştırma bulunması, hepsini ilk okumada tamamlamanız gerektiği anlamına gelmez. Hangi etkinliğin size yardımcı olduğunu, hangisinin okuma isteğinizi azalttığını gözlemleyin.
İlk kitabınız için üç okuma buluşması planlayabilirsiniz. İlkinde örnek sayfa denemesini yapın ve kısa bir bölüm okuyun. İkincisinde önceki bölümü bir cümleyle hatırlayıp devam edin. Üçüncüsünde “Bu kitabı açmak bana kolay geliyor mu?” diye düşünün. Bu bir başarı sınavı değildir; seçimin günlük hayatınıza uyup uymadığını görmenin yoludur. İlk sayfalardan sonra metin ağırlaşıyorsa aynı serinin daha kolay bir düzeyine veya daha kısa bir öyküye geçebilirsiniz.
Dijital ve basılı seçenekleri de kendi okuma davranışınıza göre değerlendirin. Telefon ekranında sürekli bildirimlere dönüyorsanız bildirimleri kapatıp kısa bir bölüm deneyin. Dijital sözlük açmak çok kolay olduğu için her kelimeye dokunuyorsanız, önce paragrafın sonuna kadar beklemeyi seçin. Basılı kitapta küçük yazı veya sıkışık sayfa sizi yoruyorsa farklı bir baskının örnek sayfasına bakın. Metnin dili kadar, onu nasıl gördüğünüz de seçimde pratik bir etkendir.
Kitap almadan önce küçük bir kontrol listesi
- Konu: Arka kapak açıklamasını Türkçe okusaydım bu kitabı merak eder miydim?
- Örnek sayfa: Sözlük olmadan ana olayı veya düşünceyi takip edebiliyor muyum?
- Düzey: Yayınevinin seviye açıklaması ve varsa CEFR bilgisi ne söylüyor?
- Uzunluk: Bu kitabı bitirmeyi hayal edebiliyor muyum, yoksa daha kısa bir başlangıç mı gerekli?
- Destek: Sözlükçe, çizimler veya sesli sürüm benim ihtiyacıma uygun mu?
- Erişim: Satın almadan önce yasal örnek sayfa, kütüphane veya ödünç alma seçeneği var mı?
Bu listeyi bir puanlama sınavına dönüştürmeyin. İki kitap arasında kaldığınızda daha rahat okuduğunuz ve konusu daha çok ilginizi çeken kitabı seçmek makul bir başlangıçtır.
Sonraki kitabı seçerken yalnız zorluğu artırmayın
Kitabı bitirdikten sonra “Artık daha zorunu okumalıyım” demeden önce deneyiminizi düşünün. Hangi bölümlerde akış kayboldu? Hangi türü sevdiniz? Aynı düzeyde başka bir kitap okumak, farklı bir hikâyeyi daha rahat takip etme fırsatı verebilir. Daha zor bir kitabı da örnek sayfasıyla deneyebilirsiniz; tek bir etikete bağlı kalmanız gerekmez.
Başlangıç düzeyinizi seçmekte zorlanıyorsanız İngilizce seviye tespiti bir başlangıç noktası olabilir. Kitap seçiminde ise son kararı sayfadaki gerçek deneyiminizle verin. Rafta duran iddialı bir kitaptansa, sonraki bölümünü merak ettiğiniz kitap okumaya devam etmenizi daha kolay sağlayabilir.

























